Mayıs 21, 2009

Tahterevalli.

En uç noktalar.
Klişe,
nasıl oldukları herzaman gizem adamı kostümü.
Azmedip? gerçekten zorlu bir yolculuğa katlanabilen herkesin gayet başına gelebilecek,
evreni yönettiğini,
dünyanın onun gözü dışından başka gözle görmenin anlamsız olduğunu düşündüğü
ve bunun farkında olmadığı..
temelde kahvesini karıştıracak gücü bulamadığı ama gerekli olan dönemler.

Üstüne düşünülecek bu kadar çok şey varken
ve verilen zaman da bu kadar kısayken,
kaybedilen vaktin aslında insanlığa yaptığın en büyük kötülük olduğunu anlıyorsun, örnek bir süperkahraman olmaya çalışırken hemde
Daha da kötüsü; şimşeklerden alıyor olsamda gücümü..geri getiremiyorsun gideni.
En azından şunu yapıyorsun..
Alıyorsun boşa geçmemiş o zamanları,
çok çok güzel hissiyatı olan bir masaya yatırıyorsun
en güzel kurdelalarınla bağlayıp
tam arkandaki dev hatıralar kütüphanesine koyuyorsun.
..zaman geçiyor
birşeyler durmadan seni rahatsız ediyor.
dönüp arkana bakıyorsun.. olmamalı !
diye düşünürken..
Seni rahatsız edenin;
onca paha biçilmez hatıranın
ayıklanmadan,
yer kalmamış raflara özensiz bir şekilde tıkıştırıp
karanlığa terketmek olduğunu anlıyorsun.
Yeninin peşinde koşmak bu kadar çirkin olmamalı demiştim kendi kendime.
O hatıraların aslında en değerliler olduğunu unutmadan,
saplı kalmadan,
şatafatlı görüntüsünün hakettiği saygıyı göstererek
yeniyi onların yanına layık kılmakmış bütün mesele.

Yaşasın yağmurda yürümenin umrunda olmadığı,
şimşekden güç aldığın zamanlar.

Hiç yorum yok: